Posted by: esra on: Aralık 30, 2008

hayatıma musallat oldu yarının düşüncesi,
Bugünüm dünümün gebesi,
beni bitirir bu dertlerin hepsi,
ateşten gömlekimsi
Posted by: esra on: Aralık 30, 2008

Sana bir çocuk gerek, her şeye hayretle bakacak.
Bir zamanlar çocuktun, görürüdün.
Büyüdün, kör oldun.
Sana bir çocuk dili gerek, “niçin” diye soracak.
Evvel zaman içinde çocuktun, sorardın.
Büyüdün, unuttun.
Sorularını yitirdin sen.
Cevaplarsa dereler gibi akıp gidiyor önünden, göremiyorsun.
Düşünmüyorsun, düşünmeyişini de düşünmüyorsun.
Güzel bak, güzel gör! Sana hayret yakışır!
Yağmur yağıyor, seller akıyor, ama camdan bakan sadece arap kızı.
Senin işin başından aşkın.
Kafan bir odun deposu adeta,genel kültür kapısında giren lüzumsuz bilgilerin işgali altında. Onlara bir ateş ver, üfür dumanını, savur külünü, belki NURA dönüşür.
carpadiem
Posted by: esra on: Aralık 27, 2008

Bekleyiş…
Kafam avuçlarımın arasında, karalar bağlayarak değil bu bekleyiş…
Bir umut, bir hayal uğrunda göz bebeklerimin yorgunluğuyla, uykusuzca bir bekleyiş…
Hayatın akış hızına paralel koşarken adımlar, saatin en hoyrat sesidir tik taklar.
Ne kadar da çok duyar oldum bu aralar…
Sol yanım sıcak, sağ yanım soğuk…
Bedenimin ortasında ateş yaksam, ağzımdan çıkan her söz dilimde kül olur, belki susarım…
Beklemek: konuşmadan öylece beklemek
bakmak sağa sola.
ve susturmak mıdır sol yanımdaki ateşi ?
Sönmeyecek…
Ama sönmeli… DUR!
Ey sözcük:
Savur külleri dilimden ve çık artık humarsızca..
Bitsin bu bekleyiş
YETER!
Son Yorumlar