Posted by: esra on: Aralık 27, 2008

Bekleyiş…
Kafam avuçlarımın arasında, karalar bağlayarak değil bu bekleyiş…
Bir umut, bir hayal uğrunda göz bebeklerimin yorgunluğuyla, uykusuzca bir bekleyiş…
Hayatın akış hızına paralel koşarken adımlar, saatin en hoyrat sesidir tik taklar.
Ne kadar da çok duyar oldum bu aralar…
Sol yanım sıcak, sağ yanım soğuk…
Bedenimin ortasında ateş yaksam, ağzımdan çıkan her söz dilimde kül olur, belki susarım…
Beklemek: konuşmadan öylece beklemek
bakmak sağa sola.
ve susturmak mıdır sol yanımdaki ateşi ?
Sönmeyecek…
Ama sönmeli… DUR!
Ey sözcük:
Savur külleri dilimden ve çık artık humarsızca..
Bitsin bu bekleyiş
YETER!
Nisan 20, 2009 15:00 p04
ey sözcük!
firak,ayrılık,firkat ama hicran daha çok yakışır hüzne ve hazene
bülbül-i bağı hazendir gönlüm