Posted by: esra on: Aralık 30, 2008
Sana bir çocuk gerek, her şeye hayretle bakacak.
Bir zamanlar çocuktun, görürüdün.
Büyüdün, kör oldun.
Sana bir çocuk dili gerek, “niçin” diye soracak.
Evvel zaman içinde çocuktun, sorardın.
Büyüdün, unuttun.
Sorularını yitirdin sen.
Cevaplarsa dereler gibi akıp gidiyor önünden, göremiyorsun.
Düşünmüyorsun, düşünmeyişini de düşünmüyorsun.
Güzel bak, güzel gör! Sana hayret yakışır!
Yağmur yağıyor, seller akıyor, ama camdan bakan sadece arap kızı.
Senin işin başından aşkın.
Kafan bir [...]
Posted by: esra on: Temmuz 16, 2007
Perşembe günü Kaz dağının “Ayazma” piknik yerindeydik.Durmadan akan sularıyla seyrine doyum olmayan ve insanın dilinde bıraktığı değişik su tadlarıyla , gerçekten tam tefekkurluk bir yer burası.İmkanı olan herkesin gitmesini tavsiye ederim
Kaz dağları deyince sadece durmaksınız akan suları aklımıza gelmiyor tabiii.Dağın ismine “kaz” denilmiş ve bir efsaneyle kendini bize bu isimle duyurmuştur.Adı üstünde efsane dilden dile [...]
Posted by: esra on: Mayıs 22, 2007
Tekkelerden birinde bir mürit varmış vaktiyle. Temiz, saf, iyi niyetli bir genç adam. Gel zaman git zaman âşık olmuş, hem de nasıl, sırılsıklam aşk. Karşılık da bulmuş aşkı. Sevdiği kız da ona sevdalanmış. Evlenmişler. Mutlu seneler geçirmişler beraber. Ne var ki çok geçmeden karısı dikilmiş karşısına. ‘Ben,’ demiş ‘gitmek istiyorum. Sana âşık değilim artık. Bir [...]
Son Yorumlar